Türk sözlü kültüründe kurtla ilgili tespitler başlı başına bir alandır. [1]“Kurdun eniği kurt olur, kurttan köpek olmaz”. “Kurt kocayınca köpeklerin maskarası olur”. “Kurdun kocasına koyun güttürürler, adamın kocasına çocuk baktırırlar”. “Kuzuya giden kurdu görür”. “Kurttan korkan çoban olmaz”. “Ölmüş eşek kurttan korkmaz”. “Kurt kulağından tutulmaz”. “Gönülsüz it, sürüye getirir kurt”. “Çoban eksik koyunların hesabını kurda yükler”.Atasözleri farklı kelimelerle de anlatılmış olsalar, Kıbrıs Türk sözlü kültüründe düşünce şekli olarak karşılıkları bulunan sözledir. [2]

 

Kurtla ilgili halk sağaltmacılığındaki bilgiler diğer hayvanlarla ilgili olanlarla kıyaslanmayacak kadar çoktur. Bu inanç içerikli uygulamalar hem halk tababetinin insanlar için olan kesimi için ve hem de hayvanlar için halk baytarlığı/veterinerliği için geçerlidir.[3] Bu konuda yapılmış bir kısım yeni tespitleri de karşılaştırarak irdelemek konuya açıklık getirebilir. Aksamları ile diğer canlılara şifa verdiğine inanılan bir varlık hayırlı bir varlıktır. Onun ismi ile ulu zatların anılması doğal karşılanmalı.

 

Anadolu büyülerinde kurt kanı kullanılır. Hakkâri Türkmenlerinde ve anadili Kürtçe olan Türklerde, Bağlı Damat’ın bağının çözülmesi için çiftlerin birleşmeleri kurt postu üzerinde yapılır. Toros Türkmenlerinde kurt kanı bağlı erkeğin ve eşinin cinsel organına sürülür. Gaziantep-Nizip ve Bilecik’te bağlı çiftlerin bağının çözülmesi için Kurt Baba Tepesi’ne çıkılır ve orada bir gece kalınır. [4]

 

Koyunları sürekli bırakan/düşük yapan çobanlar koyun ağılına kurt ölüsü gömerek bu hastalığın önünün alınacağına inanırlar. Keza kurdun ciğeri kurutulup koyunlara yedirilerek kelebek hastalığının tedavisinde kullanılır. [5] Bu tespitten hareketle Kurt Ongunun halk inançlarında tabu olma özelliğini sürdüğünü söyleyebiliriz.

 

Bir diğer tespite göre, kurt eskiden peygamber Efendimizin çoban köpeği imiş. Bir gün kuzulardan birisini yiyince, “artık rızkını dağlarda ara” diyerek, Hz. Muhammed (s.a.v.) onu dağa götürüp azıtmışlar. [6]Kurdun Hz. Ali’nin(r.a.) köpeği olduğu şeklinde anlatılar da vardır.[7] Anlatılardaki bu manevi itibar kaç hayvana nasip olmuştur. Öyle olunca da Kurt ismi ulu zatlara bir şekilde isim olması doğaldır.

 

Halk tefekküründe kurdun yerini belirleme adına onunla ilgili özlü sözlerden hareketle bazı irdelemeler yapılabilir. Özlü sözler, onun simgesel kullanımına açıklık getirebilirler. Kurt rızkını aramak için bir gecede 7 dağ gezermiş”, “Kurt yavruladığı mevkiinin hayvanlarına zarar vermez”, “Kurdun intikamı yavrularına zarar verilmesi halinde çok çetin olurmuş.” “Hangi dağın Kurdu öldü” mitolojik bulgu arama adına, gibi sözler üzerinde durulabilir. Her dağın bir kurdu olduğu, o kurdun o dağdan sorumlu ve o dağın yetkilisi olduğu ve çevre halkının adeta ongunu olduğu, orman yangını gibi hallerde dağı en son o kurdun terk ettiği gibi inançlar vardır. [8] Bu inançla bir kurdun gecede 7 dağ dolaşması ve “Kurt köyünü değiştirir huyunu değiştirmez” sözü arasındaki anlam-uyum bağlantısı aranabilir. Bir yere giderken kurt görmenin uğur sayılmasının yanı sıra kurt izine basmanın ise sakıncalı oluşu arasındaki bağıntı da irdelenebilir. At izine basmak uğur alametidir. Buradan hareketle izi takip edilen kurt anlayışı ile tekin olmayan kurt anlayışı tabu anlayışı kapsamında düşünülebilir. Kurdun izi, izlenilerek selamete çıkıldığı inancının varlığı bilinmektedir.[9] Ayrıca; Kurt köpekten burnunu o da kurttan gözünü, Kurt köpekten belini, oda kurttan boynunu istemiş, şeklinde inançlar vardır. Köpek kurdun gelişini kokusundan o da köpeğin iyisini havlayışından anlarmış. Kurt dişinin zehirli olduğuna dair inançlar bize Güney Azerbaycan’daki Kurt Baba/Kuduz Ocağını hatırlattı. Kurt ısırdığı insan ve hayvanı kudurturken, kuduran canlının şifası da Kurt Baba kutsal mekânında idi.

 

Sözlü kültürün diğer türlerinde de Kıbrıs ve Anadolu Türklerinde doğal bir aynilik vardır. Kurt insan ismi Türk kültür coğrafyasının her kesiminde gözlenebilirken [10] bu adlandırma bilinen ilk döneme kadar uzanabiliyordu. Kurt adı Azerbaycan Cem Cemaatı’ndan Çamur Han’ın oğlu Kurt Han’da görülebilirken [11] Sarıkamış’ın şirin nahiyesi Karakurt, Şehit Halil Karakurt’a da soyadı olmuştur.[12] Kıbrıs Kurt Baba Türbesi’nin önünden geçen sokak, Kurt Baba Sokağı ve köşe de Kurt Baba köşesi’dir*.

 

Sonuç

Kıbrıs’ta yatmakta olan Kurt Baba, esas ismi itibariyle Kutup Baba’dır. Baba ve Dede ön eki, Türk kültürlü halkların inanç kültüründe derin ve geniş bir yer tutar. Kutup Baba etrafında oluşan halk inanmaları Türk kültür coğrafyasının ortak inançlarındandır. Bu tespiti mitolojik verilerden de onaylatarak yaşayan halk inançlarıyla örnekleyebiliyoruz.

 

 

 

 

 

Kaynaklar:

 

Ali Murat Aktemur, “Çıldır Kaleleri”, www.yasarkalafat.info

 

Emel Alev, “Ayvan Âleminde Gaşgır”, Kalgay, S. 66, Ekim-Kasım-Aralık 2012

 

Mustafa Haşim Altan, “Kültür Mirası Eserlerimiz ve Beklentilerimiz”, Birlik Gazetesi, 30 Kasım 1988 zikreden

 

Ergin Ayan, “Tarihi Kaynaklar Işığında Börte Çine ve Alan Kuva Efsaneleri 1”, Orkun Dergisi, S. 85, Mart 2005, s. 34–36.

 

Tuncer Bağışkan, Kıbrıs’ta Osmanlı Türk Eserleri, 2005, s. 294–295.

 

Hasen Mahmut oğlu Bayati, Cami-Cem Ayin, Bakı, 2011,

 

Mehmet Bayraktar, Bilinmeyen Bir Türk Ulusu Kayanîler, Atatürk Kültür Merkezi, Ankara, 2012, s. 130

 

Bülent Bayram “Oğuz Epik Anlatıları ve Çuvaş Alp Hikâyelerinde Kutsal Kurt ve Tepegöz”,  Türk Dünyası İncelemeleriDergisi, Yaz, 2006.

 

Burhanettin Baykurt, Ankara Akıncı Ovası Tarihi ve Kültürü, Ankara, 2003, s. 166.

 

Uğurol Barlas, Anadolu Düğünlerinde Büyüsel inanmalar, Halk Eğitim Yayınları, Karabük, 1974.

 

Mehmet Çeribaş, “Kırgız Türklerinin Destancılık Geleneği ve Er Soltanay Destanı”, Türk Edebiyat Araştırmaları, Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü Ankara, 2011

 

Mahmut İslamoğlu, Kıbrıs Türk Kültür ve Sanatı, Araştırma-İnceleme Yazıları Tebliğler, s. 148, zikreden Tuncer Bağışkan, Kıbrıs’ta Osmanlı Türk Eserleri, 2005, s. 294–295.

 

İbrahim Kafesoğlu, Eski Türk Dini, Ankara, 1980.

 

Yaşar Kalafat,“Bulgaristan’da Türk Halk Folkloru Sempozyumu ve Bulgaristan Gezi Notları”, Prof. Dr. Haluk Karamağaralı Armağanı, Ankara 2002 s. 153–184.

 

Yaşar Kalafat, “Yozgat Örnekleri İle Anadolu İnanç Coğrafyasında Kurt-Kudret Helvası”, Bozok, S.8–9, Mayıs 2011, s. 8–13.

 

Yaşar Kalafat, Türk Halk İrfanında Kurt,  Berikan, Ankara, 2008, s. 113–129.

 

Yaşar Kalafat ,“Sözlü Edebiyatımızda Bursa Yöresi Örnekleri İle Kurt I”, Bursa II. Halk Kültürü Sempozyumu, Cilt II, Bursa, 2005, s. 415–423.

 

Yaşar Kalafat, “Kurt İle İlgili Türkeçarelerde/Halk Tababetinde İnanç ve Uygulamalar”, 1. Uluslararası Türk Tıp Tarihi Kongresi, 10. Ulusal Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildiri Kitabı, Uludağ Üniversitesi Deontoloji ve Tıp Tarihi, (20–24 Mayıs 2008) C.I-II, s. 1532–1538.

 

Yaşar Kalafat, “Osmanlı’dan Günümüze Sivas Alevilerinde ‘Kurt’ Kültü”, Osmanlı Döneminde Sivas Sempozyumu Bildirileri (21–25 Mayıs 2007), Sivas Valiliği İl Kültür Müdürlüğü,  Sivas 2007, s.67–77.

 

Yaşar Kalafat, “Dedem Korkut Kültür Ellerinde Adlanma”, Prof Dr. Ahmet Bican Ercilasun Armağanı, Ak Çağ, Ankara 2008, s.520–541.

 

Yaşar Kalafat, “Yaşayan Eski Türk İnançları İtibariyle Türk Mitolojisi ve Prof. Dr. Bahaeddin Ögel”,Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, S. 8. 2009.

 

Osman Mert,“Kars Dokumaları Üzerinde yer alan Kültürel ve Epiğrafik Ögeler”, Uluslararası Kaşgar’dan Endülüs’e Türk İslam Şehirleri Sempozyumları, Gazi Kars Şehrengizi Bildiri Kitabı, 29–31 Ekim 2011 s. 285–302.

 

Coşkun Mutlu, Yusuf İle Zileyha (Sen Ettin Aklımı Zail),Ankara, 2012 s. 131–136..

 

Eunkyung Oh; Mamatgul Joreyev, “Alpamış Destanında Baysın Kelimesinden Görünen Kurt Totemi”,Türkiyat Araştırmaları, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, S. 11, Güz 2011, s. 151–157.

 

  1. Sema Barutcu Özönder, “Türkler Ne zaman Bir Millet idi? Kök Araştırmalar, Cilt 1, S. 2, Güz 1999, s.65–

 

Esger Qedimov, “Şumerlerin ‘Bilqamış’, Destanı ve Azerbaycan Türklerinin Folkloru (Ders Vesaiiiti), Bakı, 2011, s. 49.

 

Gürsoy Solmaz, “Cumhuriyetin 1. Yıl Kutlamalarına Giderken Şehit Edilen Halil Karakurt Bey, Serhat Kültür, Ekim 2003, s. 17.

 

İsmail Uçakcı, Orta Anadolu Halk Kültürü, Ankara Ticaret Odası yayını, Ankara, 2003, s. 99.

 

Kaynak kişi: Harid Fedai, Araştırmacı, Yazar, Edebiyatçı.

 

[1]Yaşar Kalafat ,“Sözlü Edebiyatımızda Bursa Yöresi Örnekleri İle Kurt I”, Bursa II. Halk Kültürü Sempozyumu, Cilt II, Bursa, 2005, s. 415–423.

[2]Burhanettin Baykurt, a. g. e.,s. 167.

[3]Yaşar Kalafat, “Kurt İle İlgili Türkeçarelerde/Halk Tababetinde İnanç ve Uygulamalar”, 1. Uluslararası Türk Tıp Tarihi Kongresi, 10. Ulusal Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildiri Kitabı, Uludağ Üniversitesi Deontoloji ve Tıp Tarihi, (20–24 Mayıs 2008) C.I-II, s. 1532–1538.

[4] Uğurol Barlas, Anadolu Düğünlerinde Büyüsel inanmalar, Halk Eğitim Yayınları, Karabük, 1974. s. 53, 87, 95.

[5] Burhanettin Baykurt, a. g. e.,,s. 167.

[6] Burhanettin Baykurt, a. g. e.,,s. 167.

[7]Yaşar Kalafat, “Osmanlı’dan Günümüze Sivas Alevilerinde ‘Kurt’ Kültü”, Osmanlı Döneminde Sivas Sempozyumu Bildirileri (21–25 Mayıs 2007), Sivas Valiliği İl Kültür Müdürlüğü,  Sivas 2007, s.67–77.

[8]Yaşar Kalafat, “Yaşayan Eski Türk İnançları İtibariyle Türk Mitolojisi ve Prof. Dr. Bahaeddin Ögel”,Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, S. 8. 2009.

[9] Ergin Ayan, “Tarihi Kaynaklar Işığında Börte Çine ve Alan Kuva Efsaneleri 1”, Orkun Dergisi, S. 85, Mart 2005, s. 34–36.

[10]Yaşar Kalafat, “Dedem Korkut Kültür Ellerinde Adlanma”, Prof Dr. Ahmet Bican Ercilasun Armağanı, Ak Çağ, Ankara 2008, s.520–541.

[11]Hasen Mahmut oğlu Bayati, Cami-Cem Ayin, Bakı, 2011, s. 32.

[12] Gürsoy Solmaz, “Cumhuriyetin 1. Yıl Kutlamalarına Giderken Şehit Edilen Halil Karakurt Bey,Serhat Kültür, Ekim 2003, s. 17.

*Kaynak kişi: Harid Fedai, Araştırmacı, Yazar, Edebiyatçı.