Kurda canavar da denilebilmesine rağmen onun yabaniliğinde de bir asaletin saklılığına inanılır. Rodop bölgesi Tatar Türklerinde Kaşgırcı dolaştırılır. İçi doldurulmuş Kaşgır/Kurt postu oluşturan alaylarla nağmeler okunarak kapı kapı gezdirilip, dolaşılan kapılardan bahşişler alınır. Bu uygulama, biraz yağmur alaylarını andırır. Kaşgır’a sopalarla vurulur gibi yapılır ve yaptıkları fenalıklar dile getirilir. Bu gelenek yaşatılırken;

“Qaşgırcı keldi kapığa, burnunu dayadı yapığa

Berin şunın bahşışını, ketsin başka dayığa

Haydi, gaçın qızganlar, sizge de yarçıq tayar! Paaaaa!

Ala dağda buldum izini, gevede çığardım eki gözüni

Seni gidi qızıl közlü, seni gidi kâfir nankör! Paaaaa!” gibi nameler okunur.”  (Emel Alev “Ayvan Aleminde Gaşgır”, Kalgay Üç aylık Fikir ve Kültür Gazetesi, Ekim-Kasım-Aralık 2012, S.66, s. 27

Sözlü kültür türlerinden seçilmiş bazı örnekler aralarında çelişki varmış gibi görünse de, kurdun zekice, planlı, sabırlı, zamanlı, kararlı, temkinli, hazırlıklı olmağı simgelediğini gösterir. “Kurt puslu/Dumanlı havayı sever”, “Kurt kocasa da avını avlar”, “Hırsızların piri kurttur”, “Kurt, kendi işimi kendim gördüğüm için boynun kalındır, demiş”, “Kurt olmasa çoban seçilmez”, “Sürüden ayrılanı kurt kapar”, “Kurtla koyun, kılıçla oyun olmaz”, “Kurt ölür unutulur fakat kurtluğu unutulmaz”, “Kurtla görüşürsen köpeğini yanından ayırma”, “Kurdun kurda zararı dokunmaz”, “Kurdu kurt ile kuşu kuş ile avlarlar”, “Kurtla ortak olan tilkinin hissesi, ya tırnaktır ya bağırsak” (Burhanettin Baykurt, Ankara Akıncı Ovası Tarihi ve Kültürü, Ankara, 2003, s. 166)

Türk sözlü kültüründe kurtla ilgili tespitler başlı başına bir alandır. (Yaşar Kalafat “Sözlü Edebiyatımızda Bursa Yöresi Örnekleri İle Kurt I” Bursa II. Halk Kültürü Sempozyumu, Bursa, 2005, CII, s. 415–423) “Kurdun eniği kurt olur, kurttan köpekolmaz”, “Kurt kocayınca köpeklerin maskarası olur”, “Kurdun kocasına koyun güttürürler, adamın kocasına çocuk baktırırlar”, “Kuzuya giden kurdu görür”, “Kurttan korkan çoban olmaz”, “Ölmüş eşek kurttan korkmaz”, “Kurt kulağından tutulmaz”, “Gönülsüz it, sürüye getirir kurt”, “Çoban eksik koyunların hesabını kurda yükler”, atasözleri farklı kelimelerle de anlatılmış olsalar, Kıbrıs Türk sözlü kültüründe düşünce şekli olarak karşılıkları bulunan sözledir. (Burhanettin Baykurt, Ankara Akıncı Ovası Tarihi ve Kültürü, Ankara, 2003,s. 167)

Kurtla ilgili halk sağaltmacılığındaki bilgiler diğer hayvanlarla ilgili olanlarla kıyaslanmayacak kadar çoktur. Bu inanç içerikli uygulamalar hem halk tababetinin insanlar için olan kesimi için ve hem de hayvanlar için halk baytarlığı/veterinerliği için geçerlidir.(Yaşar Kalafat, “Kurt İle İlgili Türkeçarelerde/Halk Tababetinde İnanç ve Uygulamalar”,1. Uluslar arası Türk Tıp Tarihi Kongresi, 10. Ulusal Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildiri Kitabı, Uludağ Üniversitesi Deontoloji ve Tıp Tarihi, (20–24 Mayıs 2008) C.I-II,  C.II. s. 1532–1538). Bu konuda yapılmış bir kısım yeni tespitleri de karşılaştırarak irdelemek konuya açıklık getirebilir. Aksamları ile diğer canlılara şifa verdiğine inanılan bir varlık hayırlı bir varlıktır. Onun ismi ile ulu zatların anılması doğal karşılanmalı.

Anadolu büyülerinde kurt kanı kullanılır. Hakkâri Türkmenlerinde ve anadili Kürtçe olan Türklerde, Bağlı Damat’ın bağının çözülmesi için çiftlerin birleşmeleri kurt postu üzerinde yapılır. Toros Türkmenlerinde kurt kanı bağlı erkeğin ve eşinin cinsel organına sürülür. Gaziantep-Nizip ve Bilecik’te bağlı çiftlerin bağının çözülmesi için Kurt Baba Tepesi’ne çıkılır ve orada bir gece kalınır. (Uğurol Barlas, Anadolu Düğünlerinde Büyüsel inanmalar, Halk Eğitim yayınları, s. 53.87.95, Karabük, 1974)

Koyunları sürekli bırakan/düşük yapan çobanlar koyun ağılına kurt ölüsü gömerek bu hastalığın önünün alınacağına inanırlar. Keza kurdun ciğeri kurutulup koyunlara yedirilerek kelebek hastalığının tedavisinde kullanılır. (Burhanettin Baykurt, Ankara Akıncı Ovası Tarihi ve Kültürü, Ankara, 2003,s. 167) Bu tespitten hareketle Kurt Ongunun halk inançlarında tabu olma özelliğini sürdüğünü söyleyebiliriz.

Bir diğer tespite göre, kurt eskiden peygamber Efendimizin çoban köpeği imiş. Bir gün kuzulardan birisini yiyince, “artık rızkını dağlarda ara” diyerek, Hz. Muhammed (s.a.v.) onu dağa götürüp azıtmışlar. (Burhanettin Baykurt, Ankara Akıncı Ovası Tarihi ve Kültürü, Ankara, 2003,s. 167) Kurdun Hz. Ali (r.a.) ın köpeği olduğu şeklinde anlatılar da vardır. (Yaşar Kalafat, “Osmanlı’dan Günümüze Sivas Alevilerinde ‘Kurt’ Kültü”,Osmanlı Döneminde Sivas Sempozyumu Bildirileri 21–25 Mayıs 2007, Sivas Valiliği İl Kültür Müdürlüğü,  Sivas 100 Temel Eser, Sivas 2007, s.67–77) Anlatılardaki bu manevi itibar kaç hayvana nasip olmuştur. Öyle olunca da Kurt ismi ulu zatlara bir şekilde isim olması doğaldır.

Halk tefekküründe kurdun yerini belirleme adına onunla ilgili özlü sözlerden hareketle bazı irdelemeler yapılabilir. Özlü sözler, onun simgesel kullanımına açıklık getirebilirler. Kurt rızkını aramak için bir gecede 7 dağ gezermiş”, “Kurt yavruladığı mevkiinin hayvanlarına zarar vermez”, “Kurdun intikamı yavrularına zarar verilmesi halinde çok çetin olurmuş.” “Hangi dağın Kurdu öldü” mitolojik bulgu arama adına, gibi sözler üzerinde durulabilir. Her dağın bir kurdu olduğu, o kurdun o dağdan sorumlu ve o dağın yetkilisi olduğu ve çevre halkının adeta ongunu olduğu, orman yangını gibi hallerde dağı en son o kurdun terk ettiği gibi inançlar vardır. (Yaşar Kalafat, “Yaşayan Eski Türk İnançları İtibariyle Türk Mitolojisi ve Prof. Dr. Bahaeddin Ögel” Uluslar arası Sosyal Araştırmalar Dergisi, The Journal of International Sosial Researh) Bu inançla bir kurdun gecede 7 dağ dolaşması ve “Kurt köyünü değiştirir huyunu değiştirmez” sözü arasındaki anlam-uyum bağlantısı aranabilir. Bir yere giderken kurt görmenin uğur sayılmasının yanı sıra kurt izine basmanın ise sakıncalı oluşu arasındaki bağıntı da irdelenebilir. At izine basmak uğur alametidir. Buradan hareketle izi takip edilen kurt anlayışı ile tekin olmayan kurt anlayışı tabu anlayışı kapsamında düşünülebilir. Kurdun izi, izlenilerek selamete çıkıldığı inancının varlığı bilinmektedir. (Ergin Ayan, “Tarihi kaynaklar Işığında Börte Çine ve Alan Kuva Efsaneleri 1” Orkun, Mart 2005, S. 85, s. 34–36) Ayrıca; Kurt köpekten burnunu o da kurttan gözünü, Kurt köpekten belini, oda kurttan boynunu istemiş, şeklinde inançlar vardır. Köpek kurdun gelişini kokusundan o da köpeğin iyisini havlayışından anlarmış. Kurt dişinin zehirli olduğuna dair inançlar bize Güney Azerbaycan’daki Kurt Baba/Kuduz Ocağını hatırlattı. Kurt ısırdığı insan ve hayvanı kudurturken, kuduran canlının şifası da Kurt Baba kutsal mekânında idi.

Sözlü kültürün diğer türlerinde de Kıbrıs ve Anadolu Türklerinde doğal bir aynilik vardır. Kurt insan ismi Türk kültür coğrafyasının her kesiminde gözlenebilirken (Yaşar Kalafat “Dedem Korkut Kültür Ellerinde Adlanma” Prof Dr. Ahmet Bican Ercilasun Armağanı, Ağ Çağ, Ankara 2008, s.520–541) bu adlandırma bilinen ilk döneme kadar uzanabiliyordu. Kurt adı Azerbaycan Cem Cemaatı’ndan Çamur Han’ın oğlu Kurt Han’da görülebilirken (Hasen Mahmut oğlu Bayati, Cami-Cem Ayin, Bakı, 2011, s.32)Sarıkamış’ın şirin nahiyesi Karakurt, Şehit Halil Karakurt’a da soyadı olmuştur. ( Gürsoy Solmaz, “Cumhuriyetin 1. Yıl Kutlamalarına Giderken Şehit Edilen Halil Karakurt Bey,Serhat Kültür, Ekim 2003, s. 17)  Kıbrıs Kurt Baba Türbesi’nin önünden geçen sokak, Kurt Baba Sokağı ve köşe de Kurt Baba köşesi’dir. (Kaynak kişi: Harid Fedai, Araştırmacı, Yazar, Edebiyatçı)

SONUÇ:

Kıbrıs’ta yatmakta olan Kurt Baba, esas ismi itibariyle Kutup Baba’dır. Baba ve Dede ön eki, Türk kültürlü halkların inanç kültüründe derin ve geniş bir yer tutar. Kutup Baba etrafında oluşan halk inanmaları Türk kültür coğrafyasının ortak inançlarındandır. Bu tespiti mitolojik verilerden de onaylatarak yaşayan halk inançlarıyla örnekleyebiliyoruz.

KAYNAKLAR:

Mehmet Bayraktar, Bilinmeyen Bir Türk Ulusu Kayanîler, Atatürk Kültür Merkezi, Ankara, 2012,

Yaşar Kalafat,  “Bulgaristan’da Türk Halk Folkloru Sempozyumu ve Bulgaristan Gezi Notları” Prof. Dr. Haluk Karamağaralı Armağanı Ankara 2002 sh. 153–184

Kaynak kişi: Ali Murat Aktemur, “Çıldır Kaleleri”, <www.yasarkalafat.info>  

   Osman Mert, “Kars Dokumaları Üzerinde yer alan Kültürel ve Epiğrafik Ögeler”, Uluslar arası Kaşgar’dan Endülüs’e Türk İslam Şehirleri Sempozyumları, Gazi Kars Şehrengizi Bildiri Kitabı, 29–31 Ekim 2011 s. 285–302

Yaşar Kalafat, ‘Kurtağzı Bağlama’, Türk Kültürlü Halklarda Halk İnançları, Türk Halk İrfanında Kurt, Ankara, 2008, Berikan, s. 45–55

İsmail Uçakcı, Orta Anadolu Halk Kültürü, Ankara Ticaret Odası yayını, Ankara, 2003,

Yaşar Kalafat, “Yozgat Örnekleri İle Anadolu İnanç Coğrafyasında Kurt-Kudret Helvası”, Bozok, Mayıs 2011, S.8–9, s. 8–13

Burhanettin Baykurt, Ankara Akıncı Ovası Tarihi ve Kültürü, Ankara, 2003,s. 166

Yaşar Kalafat, ‘Kurt-Ulumak’, Türk Kültürlü halklarda Halk İnançları, Türk Halk İrfanında Kurt,  Berikan, Ankara, 2008, s. 113–129

Coşkun Mutlu, Yusuf İle Zileyha (Sen Ettin Aklımı Zail) Ankara 2012 s. 131–136

İbrahim Kafesoğlu, Eski Türk Dini, Ankara, 1980

Mehmet Çeribaş, “Kırgız Türklerinin Destancılık Geleneği ve Er Soltanay Destanı”,Türk Edebiyat Araştırmaları, Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü Ankara, 2011

Eunkyung OH, Mamatgul Joreyev, “Alpamış Destanında Baysın Kelimesinden Görünen Kurt Totemi”, Türkiyat Araştırmaları, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Güz 2011, S. 11, s. 151–157

Tuncer Bağışkan, Kıbrıs’ta Osmanlı Türk Eserleri, 2005, s. 294–295

Yaşar Kalafat, Türk Kültürlü Halklarda Karşılaştırmalı Halk İnançları, Türk Halk Tefekküründe Kurt 2, Berikan, Ankara, 2009, s. 38–55

Esger Qedimov, Şumerlerin ‘Bilqamış’ Destanı ve Azerbaycan Türklerinin FolkloR Ders Vesaiiiti), Bakı, 2011,

Gürsoy Solmaz, “Cumhuriyetin 1. Yıl Kutlamalarına Giderken Şehit Edilen Halil Karakurt Bey, Serhat Kültür, Ekim 2003, s. 17

F.S.Barutcu Özönder, “Türkler Ne zaman Bir Millet idi?, Kök Araştırmalar, Güz 1999, C. 1 S 2, s.65–92; Bilent Bayram “Oğuz Epik Anlatıları ve Çuvaş Alp Hikâyelerinde Kutsal Kurt ve tepegöz”  Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, Yaz, 2006

Mustafa Haşim Altan, “Kültür Mirası Eserlerimiz ve Beklentilerimiz”, Birlik Gazetesi, 30 Kasım 1988 zikreden Tuncer Bağışkan, Kıbrıs’ta Osmanlı Türk Eserleri,2005, s. 294–295

Mahmut İslamoğlu, Kıbrıs Türk Kültür ve Sanatı, Araştırma-İnceleme Yazıları Tebliğler, s. 148, zikreden Tuncer Bağışkan, Kıbrıs’ta Osmanlı Türk Eserleri, 2005, s. 294–295

Hizber Hikmetağalar, Eski Lefkoşa’da Semtler ve Anılar, s. 27–35

Esger Qedimov, Şumerlerin ‘Bilqamış’ Destanı ve Azerbaycan Türklerinin Folkloru (Ders Vesaiiiti), Bakı, 2011, s. 49

Yaşar Kalafat “Sözlü Edebiyatımızda Bursa Yöresi Örnekleri İle Kurt I” Bursa II. Halk Kültürü Sempozyumu, Bursa, 2005, CII, s. 415–423

Yaşar Kalafat, “Kurt İle İlgili Türkeçarelerde/Halk Tababetinde İnanç ve Uygulamalar”, 1. Uluslar arası Türk Tıp Tarihi Kongresi, 10. Ulusal Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildiri Kitabı, Uludağ Üniversitesi Deontoloji ve Tıp Tarihi, (20–24 Mayıs 2008) C.I-II,  C.II. s. 1532–1538

Uğurol Barlas, Anadolu Düğünlerinde Büyüsel inanmalar, Halk Eğitim yayınları, s. 53.87.95, Karabük, 1974

Yaşar Kalafat, “Osmanlı’dan Günümüze Sivas Alevilerinde ‘Kurt’ Kültü”, Osmanlı Döneminde Sivas Sempozyumu Bildirileri 21–25 Mayıs 2007, Sivas Valiliği İl Kültür Müdürlüğü,  Sivas 100 Temel Eser, Sivas 2007, s.67–77

Yaşar Kalafat, “Yaşayan Eski Türk İnançları İtibariyle Türk Mitolojisi ve Prof. Dr. Bahaeddin Ögel” Uluslar arası Sosyal Araştırmalar Dergisi, The Journal of International Sosial Researh

Ergin Ayan, “Tarihi kaynaklar Işığında Börte Çine ve Alan Kuva Efsaneleri 1”Orkun, Mart 2005, S. 85, s. 34–36

Ergin Ayan, “Tarihi kaynaklar Işığında Börte Çine ve Alan Kuva Efsaneleri 1”Orkun, Mart 2005, S. 85, s. 34–36

Hasen Mahmut oğlu Bayati, Cami-Cem Ayin, Bakı, 2011, s.32