BildirilerMakaleler/Bildiriler

ÖRTÜLÜ SÖZLERİN BÜYÜSEL BOYUTU VAR MIDIR?

    

                        ÖRTÜLÜ SÖZÜN-BÜYÜ BUYUTUNA DAİR

      VEYA

                  ÖRTÜLÜ SÖZLERİN BÜYÜSEL BOYUTU VAR MIDIR?[1]

 

                                                                                                 Yaşar Kalafat[2]

 

GİRİŞ:

Konunun evveliyatı ve gelişme şekli;

Örtülü sözlerin incelenmesi konusu, 2015-2016 yıllarında bir lisans üstü çalışma yapan arkadaşın çalışmalarımızda örtülü söz örneklerine rastladığından bahisle bizimle görüşme istemesi ile gündemimize girmiş oldu. Halk inançlarında örtülü sözler de vardı ve örtüleyerek söz söyleme biçimi, inancın bir yaşanma şekli idi. Giderek her örtülü söz ile karşılaşınca örtülü sözün halk inançlarındaki önemini biraz daha kavramaya başladım.

2018 yılı sonbaharında büyü konusunu incelemeye başladığımız da ise, büyünün tılsım boyutu ve tılsımlı sözlerin çok kere örtülü sözler olduğunu veya örtülü sözler ile büyünün içerik akrabalığı olduğunu anlamakta gecikmedim.

Büyü konulu çalışmalarımız münasebetiyle, Büyü inancını hücrelerine ayırmaya başlayınca, büyü eylemini oluşturan uygulamalardan birisinin de örtmek-örtülemek olduğu gerçeği ile yüzleştik. O çalışmayı yaparken başka bir akademisyenin da örtülü sözler çalıştığını öğrenip görüşmeye hazırlık olmak üzere, ön hazırlık yapmaya başladık. Sözler sarf edilirken birilerine, bir yerlere dilek, temenni veya talimat verilmiş olunuyordu. Sözlerin içerdiği anlamı sarf edenin amacının sınırlarını aşan, amacın kapsamının dışına çıkan ir boyutu da vardı. Bu türden sözler olumsuzluk içerirler ise, olumsuz olur iseler istenilmeyen beklenilmeyen sonuçlarla karşılaşılabilirdi. Bu nedenledir ki sözler örtünebilmeli idi. Örtülemek bir türden özel dildi. Bu yöntem söz sahibini kara iyelere karşı sigortalıyor, koruyordu.  Özetle “söylemlerin örtülmesi, bezen bir korunma ve bazen de istenilmediği halde duçar olunabilen halden, hallerden kurtulma yöntemidir.” Deyilebilir.

Bu özelliği ile büyünün yapı taşlarından olan ak ve kara iyelere karşı, takılar ve saç şekleri ile görünmede nasıl bir efsun, bir sır, bir büyü boyutu var ise, örtülü sözde, söz sarfında da keza ak iyeler ve kara iyeler ile ilişkiler bakımından bir örtünme vardır.

Erkek çocuğun saçı kız saçı gibi uzatılarak, saçına toka, kulağına küpe takarak, ona kız ismi vererek, kara iyelere onun erkek olmadığı örtülmesi, keza belirli bir yaşa kadar geçici çirkin isimlerin verilmesi, ineğin yeni sağılmış sütünün kem gözden korunmak için, üzerine kömür parçası atılarak veya güzel yüzlü bir çocuğun yüzünün kömürle karartılarak nazar edici güçten korumak bir örtüleme şekli ise, Örtülü söz ile de “koşma düşeceksin” deme yerine, “koşuyorsun düşmeyeceksin” demenin koruyuculuğunun farkı yoktur.

Erkek çocuğun ilk saçı ağırlığınca altın sadaka olarak verilir. Bu saç altınla değil ilkin gübre ile tartılır. Böylece kara iyelere karşı örtüleme yapılmış olur. Nitekim Uluğ Türkistan’da çok görkemli erkek çocuklara Bokbay gibi takma isimler verilir. Amaç aynıdır. Çirkin isim verilerek çocuk örtülenmiş, korunmaya alınmış olmaktadır.

“Hayır söyle hayır olsun”, “Saatine rastlar” denilir. Bu sözle, Adeta pusuda yatmış kara iyelerin işbaşında olduğu düşünülmüştür. Hayırsız söz söylenmekten kaçınılmıştır.

“Yerin kulağı vardır”, “Toprak haber ötürür” gibi sözler bize göre örtülü söz anlayışından tamamen bağımsız olmadıkları gibi örtülü söz parantezinin açılımda parantez açıcıdırlar. Bunlara dair Güney Azerbaycan ve Kuzey Irak Türk kültür bölgelerinden de örnekler vereceğiz.

Bu bildiride özetle, sözleri örtmenin başlıca amaçlarından birisinin de korunma ve kurtulma olduğu büyü bağlantılı ele alınmaktadır.

Büyüde büyücünün görevlendirdiği ak iyeler ve kara iyeler, büyü yapılırken veya büyü bozulurken harekete geçirilir. Kara iyelerden birileri veya bir şeyler örtülerek veya açılarak korunmaktadır. Bu bir yöntemidir. Büyücüye mahsus birçok uygulama şeklini, amacı büyü yapmak veya bozmak olmamakla birlikte, sade insan farkında olmasa da kullandığı olabilir. Sarf ettiği sözler ve onları kullanma şekli ile yapmış olduğu işlem büyü yöntemi kullanmaktır.

Büyülü sözlerin büyü gücünü artıran hususlardan birisi de zaman faktörüdür. Yılın uygun ayı, ayın uygun haftası, günü, günün muayyen saatleri çarpıcı olabilirler veya çarpılmanın arazlarını giderici güce sahiptirler. Bu zamanlarda “hayr” ve “şer” gücün hakimiyeti aranır ve varlığına inanılır.

Kutlu aylar, kutlu günler günün kutlu saatleri bu cümleden olarak zikredilebilir. Akşamın hayrındansa sabahın şeri yey tutulur.

Görünmeyen negatif güçlerden korunma adına dua yazdırmak, ayet yazdırarak koruyucu kalkanlar oluşturmak, Cevşen-i Kebir’en güç almak ile büyü yaptırarak korunma aranmak aynı şeyler midir? Allah’ın adına sığınmak ile Allah’ın kelamını kullanarak O’nun haram kıldığı, yasakladığı yönteme başvurmak O’nun yetkisini kullanmaktır ki İslam’da şirk olarak bilinir.

Örtülü söz açıklamasının bu boyutu münasebeti ile Borçalı’dan alan çalışmalarımız esnasında yapılmış iki tespiti aktarmak konuya açıklık getirebilir. Yaşlı bir hanımdan ısrarla bir kargış örneği vermesini istemiştik. Hanım nine bizi kırmak istemiyordu ve örnek vermiş olma adına da olsa bir kötü temenni örneği vermek istemiyordu ve örnek alamamıştık. Bu defa bir alkış örneği istedim, gene cevap alamadım. Acaba isteğimizi anlatamamış mıydık diye tereddütte düşmüştük. Ona “Ay nene Allah’tan can sağlığı da dilemezsiniz?” dedik. Bize verdiği cevapta “Ay bala, bu canın gerçek sahibi ne yapacağını bilmez mi? Biz dünya varlığına el mi açağ/açalım?” demişlerdi.

Örnek olması için de yapılmış olsa ağıdan çıkan kelimelerle başka bir boyuttan birilerinin harekete geçmesine yol açabiliyordunuz. Kötü temennin örneği dahi olmamalıydı. “Sözüm meclisten dışarı” denilmesi sözün diğer boyutta işleme geçilmesine engel olamıyordu.

Sadece kendisi için dua eden kimsenin tutumu dua edilen makam katında, uygun bir davranış olmayabiliyordu. “Herkese bu arada da bana “denilmeliydi. “Bana seni gerek seni” dua madunda olan bir kimseden biz dünya gailesi için dua örneği istemiş oluyorduk.

Duaların başlangıcının temelinde sözün sihirli gücüne olan inanç vardır. Artvin yöresinde, Fıtık tedavisi için yapılan dualar arasında, yedi adet ip gerilir, yedi kez bağ atılır. Karın ağrısı için üflemek ve ağrıları yele rüzgâra katmak gerekir. Duaların “bir yel” dili, yel boyutu da vardır. Aynı şekilde torak ve su boyutları da vardır. Bunlara da örnek verilmeye çalışılacaktır.

İpe düğüm atmak büyüdür. Bağlama türü büyü kapsamına girer. Büyü uygulamalarında üflemenin özel bir yeri vardır. Büyülerde; Sözün sihirli gücü ile çok kere ortak bir yapılanma oluşturulur. Sözün büyülü gücü ile örtülü söz akraba mıdırlar?

Büyülü sözlerle veya onlarsız birçok uygulama yapılır ki günlük yaşamın bir parçası olarak, onların büyü boyutu bilinmeden uygulanmaktadırlar. Ters motifi bunlardan birisidir. İsmailî inançlı Hazara Türklerinde tek bir çocuk sünnet edilmez muhakkak yanına eş veya eşler eklenir. Atabek (kirve) bir sini bezettirir, bu ters çevrilmiş bir sofranın üzerine koyulur[3]. Sofra ters çevrilmekte bir yerlere bir mesaj verilmiş olmalı. “Ters” uygulamasının da büyüsel bir özelliği olduğunu düşünüyoruz.

Burdur’un Dirmil dağ köyünde yaşamış vergili olarak bilinen kadın tiplemesini temsil eden Mebrure Nine “Tılsım günahtır, haramdır ve fakat hayra yapılan bu tür etkinlikler tılsım sayılmaz” demektedir. Bu açıklaması ile şamanların büyülerini ak büyü ve kara büyü olarak ayırmayı hatırlatıyordu. Örtülü sözün gerçek içeriği ona yüklenilen anlam ile niyet ile mi ilgilidir?[4]

Halk inançlarında, baba evinden ayrılan gençler tarafından uygulanan “Eve Eşya Bırakma” diye bilinen bir uygulama vardır[5]. Yakınını kaybetmiş acısı bir türlü dinmeyen çocukların ceplerine onların haberi olmadan ilgili mezardan alınmış bir parça toprak koyulur. Ölenlerle yaşayanlar arasındaki ilişkinin büyüsel bir boyutu vardır. Toprağa tercümanlık mı yaptırılmıştır. Tul inancı da bu kapsamda ele alınabilir. Gurbete giderken özel hazırlanmış bir simitten bir parça ısırıp, kalan kısmının teskere alınmasından sonraya bırakılması da keza bu türden bir misaldir.

Görünmeyenlerle görünenlerin bağlantısının olduğu gerçeği aydınlığa çıkarılamaz ise, görünmeyenlerin ne mene varlıklar oldukları bilinemeyecek ve bu bulgunun büyüsel boyutuna ulaşılamayacaktır.

İnsanoğlu ile cansız bilinenler arasındaki ilişki “sahiplilik” inancından hareketle incelebilirken, eve eşya bırakmak ve verilen diğer örnekler de büyüsel boyut içermektedirler[6].

Dualar geçmişte birtakım hareketlerle yapılıyordu ve zamanla hareketlere sözler eklendi. Hareketler yerlerini sihirli sözlere bıraktı, sihre dönüştü. Sözlerin anlamları çeşitli şekilde anlaşılmaz hale getirilirdi. Bu hal sözün anlamına güç katıyordu. Duaların psiko-terapi fonksiyonu vardı. Önemli olan sözün büyüsel etkisi idi.

Sivas Yöresinde bir dönemler, Çocuğu olmayan hanımlar büyüye gider ve sihirle çocuk sahibi olacaklarına inanılırlardı.[7] Bu sihirlerin büyük bir kısmı sözle yapılırdı.

Örtülü söz, muhtemelen bir dönem örtülü “söz dizini” şeklinde idi veya tersi vaki idi. Kırgızistan’da bir bayan Şaman ile görüşmüştük. Yanında genç bir kız vardı. Şaman kızda bir özellik görmüş onu yetiştirmek üzere yanına almıştı. Şaman hanın hastalarına tedavi seansları uyguluyordu. Ondan, tedavide söylediklerini yazmak istediğimi bir örnek vermesini istemiştik. O da yanındaki şaman adayından örnek istedi. Genç hanımın kısa söyleminde Allah, bismillah gibi kelimelerde yer almıştı. Arada geçen anlamadığımız kelimelerin anlamlarını sormuş ondan ve onu yetiştirenden bir cevap alamamıştık. Sözlerin örtüsü farklı konumlarda farklı yapılanma yansıtabiliyordu ve bunlar aralarında ilişkilidirler

Örtülü söz dizeleri sözlü kültürün farklı türlerinde de görülebiliyordu.

Alkış örneklerinde örtülü sözler;

Ad goyana/koyana rahmet; ailenin yaşlılarına büyüklerine rahmet, bebeklere isimleri büyükler tarafından verilirdi.

Ağzın fal olsun: iyi temennilerin gerçekleşir inşallah, Falın fal olsun da bu anlamdadır.

Allah ağzından eşitsin/işitsin: Allah iyi temennilerini duyar saatine rastlar, gerçekleşir inşallah

Ahın dağa değsin: Dağların dilek ve ıstırap dinleme muhtemelen çözümleme yeri de olabildikleri inancının bir kalıntısı olmalı,

Başına dönüm: Sana gelebilecek musibetlere talibim, sana gelecekler bana gelsin

Beşik bağın berk olsun: Güçlü ol, güçlü nesil yetiştir.

Bahtın bağlanmasın: Geleceğin için büyü yapılmış olmasın, bağlanma bir büyü türüdür.

Boğaz ola: Bebek bekleye, hamile kalır inşallah

Boya başa çatasan/çatasın: Çoluk çocuk sahibi olasın, neslin çoğalsın. Döllü döşlü olasın örtülü sözü de eşanlamlıdır.

Suyun bulanmasın: Berrak suyun kut içerikli, bulanık suyun ise şer içerdiğine inanılır. Geleceğin aydınlık olsun anlamında kullanılır[8].

Kargış örneklerinde örtülü sözler:

Aç ölesen/ölesin geç ölesen/ölesin: ölümün de açlığın da uzasın can vermen uzadıkça açlığın da devam etsin

Allah seni senden eksiklere güldürsün: Aşağıladıkların tarafından aşağılanasın

Başına kül elensin: Ölesin

Başınva/Başına qere/kara leçek bağlansın: yasa düşesin,karalar bağlayasın

Gelin ölesen/ölesin: Evliliğinin ilk yıllarında daha başlangıcında en mutlu döneminde ölesin, murat alamayasın.

Gorun dağılsın: Öldükten sonra unutul, hatırlanma, ziyaretçin, rahmet okuyanın olmasın

Kökün üste/üstünde ocağ/ocak galansın: Neslin tükensin, köküne kibrit suyu

Qere/kara yol gidesen/gidesin: Yolculuğun felaketle sonuçlansın

Qere/kara yere giresen/giresin: ölesin, mezara giresin

Kırk kazanına girsen/giresin: Kırk kazanı ölülerin yıkandıkları suyu kaynatıldığı kazandır, bu örtülü söz ile ölüm temenni edilmiş olmaktadır.

Mürdeşir üzüvü/yüzünü yusun: Ölü yıkayıcı sana banyo yaptırsın, bu örtülü söz ile öl, denilmiş olur

Seni gere/kara duvak olasan/olasın: Gelinliğin, evliliğin yasa dönüşsün.

Seni qere/kara vurgun vursun: Tedavisiz derde duçar olasın, Vurgun bir kara iye, vurgun bu kara iyenin zararına muhatap olma ve kara vurgun bu rahatsızlığın aşırı hali olarak bilinir.

Allah seni gorda rahat koymasın: Kabir azabı çekesin

Örtülü söz tanımlamasının içeriği üzerinde durduğumuz açıklamalarla sınırlı değildir. Ancak örneklerini vereceğimiz örtülü sözler ile yapmaya çalıştığımız açıklamalar tamamen de bağımsız değildir.

Ölende torpağ/Toprak sene/sana ağız vermesin: Toprağın, sorgu melekleri mümasili yardımcı olabileceği inancı vardır. Mezarın aydınlık, nurlu, mevtaya sıkabileceği veya aksi konum alabileceği şeklinde dualarda bazı anlamlar saklıdır.

Yerizde/yerinizde turp ekilsin: Sonunuz gelsin, turp suyu sıkılmış olmak,olumsuz mesaj içerir.

Bir araştırmacıya veya yazara dua ederken “Allah dizinin bağına güç versin” diyen kimse ona yürümende yorgunluk çekme demiş olurken, anlatmak istediği yaya yürüme değildir, genel gidişat kastedilmiş olur.

Güney Azerbaycan, Anadolu ve Türkmeneli Kuzey Irak sözlü kültürlerinde ortaklık doğal olarak örtülü sözlerde de görülür.

Aparıp/Götürüp yeyinmeyesen/yiyemeyesin: Kazanmak nasip olsun harcamak nasip olmasın, anlamında olmalı.

Ata ana sayesine yaşayasan/yaşayasın: Bir türlü geçimini kendin sağlayamasın ailene muhtaç olasın

Açlıkla imtihana çekilmeyesin: dayanılmaz açlıklar çekmeyesin

Aq/Ak baht olasan/alasın: Bahtın açık olsun[9]

Örtülü sözlerle ilgili örnekler verirken hayatın safhaları sıralaması esas alınabilir.

Çocukla ilgili olan örtülü sözler:

“Eteğin uşak sidiği görmesin”: Sana anne olmak nasip olmasın çocuğun olmasın

“Cennet kapısında seni gözleyenin olmasın”: İnanca göre bebek yaşında ölen yavrular annelerini cennet kapısında bekler onların cennete girmelerini sağlarmış. Bu örtülü sözle çocukların bebek iken değil onları yetiştirip büyüttükten sonra kaybedesin

“Enikli ite kıpta edesin” :O derece bebek özlemi duy ki, yavrusu olan köpeklere dahi imren

“Emsallerin uşağına bakanda/bakarken sen onlara bakasın”:Çocuklu yaşıtın kadınlara hasetle bakasın

“Sütün olsun emenin olmasın”: Annelik evsafına süt bakımından sahip ol ancak bebeğin olması

“Elin sepisini emziresin”: Kendi çocuğun olmasın başkalarının bebeğine sütün nasip olsun        

“Karnın bebeksiz dalın köteksiz/sopasız kalmasın”: Sürekli çocuk doğurasın ve sürekli eşin tarafından sopa yiyesin

“Balaların ardınca ağlaşsın”: Sen öl, yavruların ölümüne ağlaşsınlar

Evlilik dönemi ile ilgili olanlar:

“Ocağın söne”: Ocağı aileyi idame ettirenin öncelikle ailenin babası olduğuna inanılır. Ailenin yetişkin erkek evladı için de aynı gözle bakılır. Bu sözle babanın veya yetişkin evladın ölmesi temenni edilmiş olur. “Ocağın bata”, “Evin yıkıla”, “Evinin direği çöke” sözleri de aynı anlamlıdır.

         Ölümle ilgili olanlar:

“Azrail’in kayığına/salına binesen/binesin”: Azrail’in kayığı ile tabut kastedilir. Bu özlü sözle ölesin, denilmiş olur. “Azrail’in atına binesin” şeklindeki örtülü söz de aynı anlamdadır. “Azrail (a.s) kapını çalsın” örtülü sözü de aynı anlamlıdır.

“Ezrail/Azrail seni götürsün”: Ölüm Meleği’nin götürülmesi temennisi ile ölesin denilmiş olur.

Ölmüş atan seni götüre” : Rüyada ölmüş birisi bilhassa bir yakını tarafından götürülmüş olmak dileği ile ölmesi istenilmiş olur.

“Uykunda ağ/ak ata bindirilesen/bindirilesin”: Ölecek kimselerin rüyada beyaz bir ata bindirilmiş olarak görüldüğüne inanılır. Bu örtülü söz ile de ölme istenmiş olunur

“Ölmüş sevdiklerine konak gidesen/gidesin”: Ölesin anlamında bir örtülü sözdür. “Ölmüş ezizlerinin/Azizlerin seni apara/götüre” şeklinde de söylenir.

“Ecel şerbetini içesen/İçesin”: Ecel şerbeti ile ölüm kastedilir, ölmesi istenmiş olur.

“Günün dolsun”: İnsanların yaşayacakları ömür belirlenmiştir, günü gelen vadesi dolan ölür. Bu sözle ölmesi istenilmiş olur. Vaden gelsin şeklinde de söylenir.

Ölümü özleyerek inleyesen”: O derece acılar içinde kalasın ki ölüm özlemi çekesin, “Allah yatak ömrü vere”, “Kapılara bakasan/bakasın” aynı anlamda örtülü sözlerdir.

Dert versin derman vermesin, örtülü sözü ile “Allah kotur versin derman vermesin” aynı anlamdadırlar

“Anan gelinsin kalsın, Kaynanan damatsız kalsın”: Eşin ölsün anlamında örtülü sözlerdir.   Keza ciğerin yansın da bu anlamdadır.

Babanoğlu, kardeşin anlamında örtülü sözdür.

Vayına oturak”: Vayına oturayım, senin için “vay vay diyebileyim” ağıtını söyleyeyim, ölmeni istiyorum

“Gelinliğin tabutuna serile”: Bayanların tabutlarına yazmaları erkeklerinkine şapka koyulur. Murat almadan ölen kızların ise tabutlarına ise gelinlikleri koyulur. O ölen kimseye dair bir fikir verme uygulamasıdır.

“Kazanasan yeyemiyesen/yiyemesin”, “Sen kazanasan/kazanasın el yeye/yiye”: Kazancını kendine harcaman nasip olmasın, ölesin

“Yiyesen/yiyesin çıkaramayasın”: Yediklerini sindiremeyerek ölesin, Ekmeğin kursağında kalsın aynı anlamla bir örtülü sözdür.

“Ekmek atlı olsun sen yayan”: Bütün çırpınmada uğraşmana rağmen geçimini sağlayabileceğin bir kazancın olmasın

“İt aparanın olsun”: Benden aldığın, benden meşru olmayan yollarla edindiğin köpeklerin kaçırıp yediklerinden olsun

“Ananın helvasını ne zaman yiyeceğiz”: Helva, ölü aşı anlamında yaygın bir biçimde cenazelerde taziyeye gelenlere ikram edilir, bu sözle annen bir an evvel ölsün hala ölmedi mi denilmiş olunur.

“İt ölen vakit değil”: Kendi ölümünden bahseden bir kimseye şaka-aşılama anlamında kullanılır. Bu örtülü söz ile muhataba köpek denilmiş olunur

Atanın gözü toprağa bakır”: Ölmesi yakın kimselerin sürekli toprağa yere baktığına inanılır. Bu örtülü söz ile babanın, atanın ölümü yakın denilmiş olunur.

“Toprak başına”: Toprağın başına gelmesi ile muhatabın ölmesi istenilmiş olur. Ölen kimsenin mezarına atılan toprak, onun başına atılmış olarak bilinir

“Toprağın kıt olsun”: Toprağın bolluğu, mezara toprak atanın fazla olması, cenazeye katılanın yaşanan acının paylaşanının çok olduğu, çok kişinin rahmet okuduğu anlamında bir örtülü sözdür. Toprağı derin olsun daha ziyade fena insanların ölümü üzerine söylenir. Toprağın derinliği nispetinde hortlama, öldükten sonra da çevresine zarar verme ihtimalinin azalacağı inancı vardır.

“Seni toprak yesin”: Bu örtülü söz ölesin anlamındadır. Bebek çağındaki çocuklar sevilirlerken onlara seni torak yemesin denir.

“Seni yere salım”: Ölesin defin edilmen benim elimden olsun, Boyunu yere sokum örtülü sözü de aynı anlamdadır. Keza, seni toprağa sırlayım, seni toprağa emanet edim

“Ölmüşlerin toprağını yok, seni sevsin. Topraklarını değil seni sevsinler”:Ölen bir kimsenin yaşayan bir kimseyi sevmesi istenmez, böyle bir sevgi yaşayanı da ölmüş kimsenin yanına çekeceği inancı vardı. Onun toprağını sevmesini istemekle, yaşayanlardan hayır işlenmesinden başka bir şey istemesin anlamında kullanılır. Keza, “Seni toprağa sırlayım”, “Seni toprağa emanet edim”, “Ecel taşın yazdırım/yazdırayım” gibi örtülü sözler eş anlamlıdırlar.

“Saçın yonuk yonuk olsun”: Saç yolmak, Göktürkler dönemi yas merasimlerinden beri bir üzüntü gösterme şeklidir. Zaman zaman bazı yas merasimlerinde ölen şahsın yakınları tarafından uygulandığına rastlanır. İslamiyet bu tür davranışları, ilahî taktir makamına isyan olarak kabul etmiş onaylamamıştır. Örtülü sözle, ölüm veya o derece üzücü bir olayı yaşamış olasın denilmiş olmaktadır.

“Üzün çırıp sinen dövesen/Yüzünü yırtıp sineni dövesin”:Yüz çırmak sine dövmek de bu türden bir uygulamadır. Öz üzünü/yüzünü çırasan/yırtasın, şeklinde de geçtiği olur.

“Seni ağlayım”: Ağlamış olmak, daha ziyade ölüm karşısında yapılan bir uygulamadır. Birisini ağlamak onun ölmesi ile mümkündür. Bu örtülü sözle muhataba ölüm dilenilmiştir.

“Kara yere giresin”:Karanın anlamlarından birisi de yas, keder, elemdir. Çok kere ölümün rengidir. Kara yerle mezar mezarlık, ölüler aleme kastedilmiş olur.

“Mekânın kara dağ ola” :Mezarlıkların bulunduğu dağlar tepeler kara dağ olarak bilinirler. Bu özlü sözle de ölüm temenni edilmiş olmaktadır. Tez vakitte mezarlık mekânın ola, Gora giresin sözleri de bu türdendir.

“Kara günün olsun”: Kara gün, yas günü ölümün yaşandığı gündür.

“Karalara gelesin”: Karalara gelmek, ölümle, ölüme yol açan faktörlerle olaylarla, yasla, karşılaşmak yaşamak demektir.

“Karalara bürünesin”: Kara giysi, yasın rengidir. Yası simgeler Türk kültür coğrafyasının bazı kesimlerinde dinî yas günlerinde minareden kara bir bey asılır. Ölüm ilanları kara bir bez zemin üzerine ak renkle yazılır.

“Kara bayramın ola”:Bayramı ölümle, ölü yası ile karşılayasın anlamında kullanılır.

“Kınan kara gelsin”: Kınan hayırlı değil, uğursuz olsun, mutluluk getirmesin, felaketlere vesile, şahit olsun

“Al kuşak Bağlayamayasın” :Al renk Al Karısı’ inancında olduğu gibi bu kara iyeye karşı koruyuculuğu ile bilinen bir renktir. Bu kargış şekli ile korumasız kalasın temennisi örtülerek yapılmıştır.

Kara haberin gele”: Kara haber, yas, keder ve daha ziyade ölüm haberi anlamında kullanılır. Bu örtülü sözle de keza ölüm haberi istenilmiş olmaktadır.

“Gidişin olsun gelişin olmasın”: Her gidişin bir gelişi olduğuna inanılır, dönüşü olmayan gidiş ölüm olarak algılanır. Bu örtülü sözle sağ git ama salim gelme denilmiş olunur

“Ölümü özleyerek inleyesen/inleyesin”: Ölümü özleten, arzulatan haller vardır

“Allah yatak ömrü vere”: Yatak ömrü ile sonuç vermeyen ve çileli dönemleri olan hastalıklardan duyulan ömür kast edilir. Bu örtülü söz bir tür kargıştır

Kapılara bakasan/bakasın”: Kapılara bakmayla ölüm meleğinin gelişine duyulan özlem anlatılmış olur. Katlanılamaz derecede ağır ve uzun süren hastalık halleri için söylenir.

“Dert versin derman vermesin”: Her derdin bir dermanı olduğuna, dermansız derdin olmadığına, derdi veren Allah’ın dermanını da verdiği inancı varken, dermansız dert temenni edilmiş olmaktadır. “Allah kotur versin derman vermesin” kargışı da eş anlamdadır

Anan gelinsin kalsın”: Bu kargış türü örtülü söz, erkeklere eşin ölsün anlamında kullanılır. Akrabalık bağlarının derecesi açıkça değil de örtülerek söylenilmiş olunur. Kaynanan damatsız kalsın, Babanoğlu, kardeşin anlamındaki örtül sözler de bunlardandır.

“Bacanızda baykuş tüneğe”: Baykuşun ölüm habercisi olduğu, ölümü simgelediği, konacağı çatıdan cenaze çıkacağı, hanenin virane olacağı inancı vardır. Bu örtülü sözle ölüm dilenmiş olunur.

“İtiniz kurt gibi uluya”: Köpeklerin kurt gibi ulumasının felaket getiren bir görünmeyen varlığın köpeklerin gözüne göründüğü şeklinde açıklanır. Köpeklerin bu hal doğal olarak uğursuzluk olarak bilinir ve haliyle istenilmez.  Keza tavuğun horoz gibi ötmesi hayra yorulmaz. Tavuğunuz horoz gibi öte, örtülü sözü ile bir felaket temenni edilmiş olunur.

“Suyun kara kazanda kaynaya”:“Kara kazan”, çok yerde cesetin yıkanması için su kaynatılan kazan olarak bilinir. Bu sözle de ölmesi istenilmiş olmaktadır.

“Boyun devrile”, boyun posun devrile Boyun bata, Boynun altında kala, Boyun yıkılsın gibi sözlerle ölüm anlatılmış olunur

“Üzün/yüzün gülmesin”, Etlerin dökülsün, Elden ayaktan düşesin, Kan kusasan/kusasın gibi örtülü sözler de ölümü anlatmak için kullanılır

Ayrıca;

Makas kesmiyor, gelinliğin kumaşı biçilirken terziler tarafından,

Bıçak kesmiyor- nişan veya yaş günü pastalarının kesilmesinde garsonlar tarafından söylenilerek para alınır. Kastedilen mutluluğunuzu paylaşıyoruz bizi de sevindirin. Yapılan ödeme hayır temennisi karşılığında bir nevi saçıdır. Yapılan talep nezaketen örtülerek söylenmiş olur.

Ayak açtı örtülü sözü de evlilikte gelin ve damat için merasim yapılıp ikramda bulunulur.

Gönül putlarını yıkmak, Kalbin aynasını silmeden ölmek söylemleri nefis mücadelesi içerikli örtülü sözlerdir.

Duada, bedduada ve bilhassa büyüde anlaşılmayan kelimeler Havas’da ilgili surelerden bölümler birleştirilir örtülü bir yapı oluşturulur Kırgızistan’da şaman adayı kızın okuduğu parçaların arasında kopuk İslami dini bölümlerin oluşu bu türdendir.

Kem söz tam açık söylenmez çirkinliği aleni olur sinkaflar da öğledir onu örtmek gerekmiştir. Kem söz sinkaf ve büyülü söz arasında gizlilik örtülülük, karalık noktasında bir ortaklık vardır.

Büyü materyallerinden tırnak, kemik boynuz, kabuk, deri vb. bir simgesellik, içerik saklama durumu vardır.

Büyülü sözde de söz, laf bazında bir örtüleme vardır. Nazarda da nazarlıkta da aynı özeliği görmek mümkündür duygular temenniler örtülmüştür, aleni olan kısmı ile saklanılan kısmı örtülmüştür.

Kara iye iyeler ile onlardan gelebilecek musibet ilişkisi örtülerek saklanır. Baba, babalara gelesi, çor, çorlanasın, lanet, lanetlik zakkum, zıkkım zıkkımlanasın, daun, daun çıksın yüzüne, bela vura o başa, vurgun vursun canına,

Keza ismi açıkça söylenmesinden kaçınılan cin şeytan, gece söylenmez, zaruret duyulmuş ise üç harfliler ifadesinde olduğu gibi örtülenerek söylenir. Kurt, ayı, yılan ve benzerlerinin durumu da aynıdır. Bunlar için dik kulak, koca ayak, yerde sürünen gibi örtmeler yapılarak söylenirler

Beddua edecek kimse çok kere “tövbe, tövbe” diyerek söze başlar. Veya “evimizden eşiğimizden uzak” der. Korunmak için örtmek ihtiyacı duyar.

Beddua edilen kimde eden kimseye “ağzından çıksın canına düşsün” der. Zira karayı, kemi, negatifi açıkça söylemek söyleyene de zarar verir, inancı vardır.

Bir başka boyutu ile de “kötü söz ve geçmez akça sahibi bulur, sahibine döner” denir.

Kargışlar kemdirler, kem güçlerin sevki içeriklidirler, kem olanın sevki saldırısı kapsamlıdırlar. Bunları kullananlar, bunlardan yararlananlar başka bir alemin elemanlarıdırlar veya başka bir alemden güçleri harekete geçirirler, saklanmak, saklanılmak hali doğaldır. Bunlar bunları kullananlar için bile tehlike arz edebilirler, zehirle veya bulaşıcı bir hastalığın mikrobu ile uğraşan bir araştırıcının veya uygulayıcının durumu az çok aynıdır. Maske kullanılır, eldiven kullanır. Kanser tedavisinde sağlık personeli ışınlara karşı korunması türünden bir hal, bir ilişki söz konusudur.

Sonuç:

Bu anlamdaki büyü, daha ziyade efsun veya tılsım anlamındadır. Örtülü sözler aynı zamanda büyük ölçüde böyle bir ortamın ürünüdürler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[1] B u araştırma metni Türk Eğitim Sendikası tarafından 6-9 Aralık 2018 tarihinde Kemer-Antalya’da yapılan 2. Uluslararası Türk Dünyası Eğitim ve Sosyal Bilimler Kongresi’ne bildiri olarak hazırlanmıştır.

[2] Dr. yasarkalafat@gmail.com Türk Halk Kültürü Araştırma ve Strateji Merkezi <www.yasarkalafat.info>

[3] Yaşar Kalafat, “İsmailî Hazara Türkleri”, Bilimsel Eksen, Kış-Bahar 2018 S. 25, s. 32-40

[4] Yaşar Kalafat, “Pir Kültünde Mebrure Nine Kadın Kişi Tiplemesi”, Türk Halk Bilimi İnanç Araştırmaları IV, Mitoloji, Berikan yayınevi Ankara 2018 s.33

[5] Kübra Merve Taş, “Halk Hikayeleri ve Masallarında Ortak Bir Motif: Gurbete Giderken Eve Eşya Bırakma”,  Erciyes Aylık Fikir ve Sanat Dergisi, Temmuz 2018 S. 487, s.23-27

[6] Yaşar Kalafat, “Eve Eşya Bırakma Motifi’nin Düşündürdükleri” Kültür Çağlayanı, Eylül-Ekim 2018, s. 5-8

[7] Yaşar Kalafat, “Pir Kültünde Mebrure Nine Kadın Kişi Tiplemesi”, Türk Halk Bilimi İnanç Araştırmaları IV, Mitoloji, Berikan yayınevi Ankara 2018, s. 55

[8] Yaşar Kalafat, “İran Türkoloji’sinde Halk Bilimi Çalışmaları ve Genel Türkoloji İçerisindeki Yeri” Anadolu Türk Mitolojisinden Yapraklar II. Berikan Yayınevi Ankara 2016 s. 29-60

[9] Y.Kalafat- N.Y.Bayatlı, Türk Kültürlü Halklarda Alkışlar-Kargışlar, Berkan Yayınları, Ankara, 2011, s.135-139

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir